Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün45
mod_vvisit_counterDün99
mod_vvisit_counterBu hafta357
mod_vvisit_counterBu ay2795
mod_vvisit_counterToplam26908
Yeniden Şenlik Düzenlenir mi ?
 

Burçlar

Haberler

Köy Tarihi

 

altKöy ismini 2-3 km yakınında bulunan Haydar Dede Türbesinden almaktadır. Ayrıca köy Haydar Sultan ve Bakacak adları ilede anılır. Haydar Dede Hoca Ahmet Yesevinin evlatlarından biridir, Anadoluya Ortaasyadan yapılan akınlar sırasında ordusu ile gelerek Barek dağı denilen (Şu anda köyün bulunduğu mevki de) Rumlar ile savaş yaptığı sırada buraya geldiğine rivayet edilir.Müslümalığın yayıcısından olan Haydar Dede Ahmet Yesevinin görevlendirmesi üzerine Kırıkkale Keskin'e gelmiştir.

Amacı Müslümanlığı yaymak olan Haydar Dede Keskin ilçesinin adının şuan ki halini almasına neden olan kişidir.Rivayete göre Keskin ilçesinin müslümanlaşması için çaba sarfeden Haydar Dede buranın halkının içerisinde başka dinleri yayma amacı güden insanlarının bazılarını göz dağı vermek amacı ile 8 kez kılıçtan geçirdiği bilinmektedir burada halkının ne kadarda keskin olduğunu söyleyerek bugün kü ismi olan Keskin ilçesinin bu şekilde anılmasına da zemin hazırlamış olmaktadır.Amaçlarını gerçekleştirmek uğruna Rumlarla Savaşa giren Haydar Dede nin yanında sadece tahta kılıç taşıdığı bilinmektedir,dostluk yandaşı olan Haydar Dede zorda kalmadıkça kaba kuvvet kullanmadığı gibi fikirlerini herzaman insancıl bir şekilde sunmuştur.

Haydar Dedenin Rumlarla savaşı esnasında esir düştüğüde bilinen gerçekler arasındadır. Haydar Dede Türbesinde şuanda hala bulunmakta olan Haydar Dede'nin esir olarak kapatıldığı kuyu halka açık olarak hizmet vermektedir.Kuyunun şifalı olduğu halk arasından yaygın bir inanıştır. Halk çocuğu olmayanların, psikolojik sorunları olan insanların,derdine tıpta çare bulamamış insanların,dileklerinin gerçekleşmesini isteyen insanlar buradan isteklerinin gerçekleşmesi için dilekte bulunmaktadırlar. Rivayete göre Haydar Dede Kuyuda uzun süreler esir kalmış ve sıkıntıdan dolayı saçı dökülmüş ve vucudu yıpranmıştır, bitkin bitap bir şekilde kuyuda bırakılan Haydar Dede'nin imdadına Hacı Bektaş-ı Veli yetişmiştir. Hacı Bektaş-ı Veli Ahmet Yesevinin öğrencilerinden olup Müslümanlığı yayması için görevlendirdiği komutanlarındandır da aynı zamanda. Ahmet Yesevi Oğlunun sıkıntıda olduğunu duy

alt

duktan sonra Yine H.Bektaş-ı Veli yi görevlendirmiştir Haydar Dedeyi kurtarması için onu Bağrek dağına o zamanın Rumlar diyarına göndermiştir. Rivayete göre Hacı Bektaş-ı Veli Kuşa dönüşerek kimse görmeden kuyuya girmiş ve Haydar Dede'nin yanına giderek kendi ağzından almış oldu

ğu ıslaklığı Haydar Dede'nin kafasına sürmüş ve Haydar Dedenin birden bire saçları çıkmaya başlamış ve giderek eski halini almış.Kendine gelen Haydar Dede'den gözünü kapamasını isteyen Hacı Bektaş-ı Veli Haydar Dede'yi Ahmet Yesevinin diyarına götürmüştür. Zaten en başından beri Haydar Dede'nin savaşlara katılmasını istemeyen Ahmet Yesevi Haydar Dede'nin ısrarı ile göndermiş olduğu oğlunu geri sağ sağlım yanında görünce çok memnun olmuştur.

İlerleyen zamanla Haydar Dede Bağrek dağında huzuru sağlamış ve sulh içerisinde yaşamını bağrek dağı eteklerinde sürdürmekte imiş.Kendisine Nişanlısı olan Sultan'da eşlik etmektedir.Yine bir rivayet çerçevesi içerisinde Sultan, Rumlarla savaş halinde iken kaçmak zorunda kalmış ve Haydar Dede'yi bulamadığı için bir dağın başıında Allah'a dua etmiş ve kendisini onların eline düşürmemesini istemiştir. Bunun üzerine bir kaya ikiye ayrılmış ve içerisine saklanmıştır Sultan o günden sonra ne kendisini gören olmuş neden duyan sadece Haydar Dede'nin Vefat ettiği gün yani perşembe yi cumaya bağlayan her gece ağlamakta olan kaya gözle görülür şekilde ağlamaktadır.Kayanın üzerinde namaz kılan Haydar Dede'nin el ayak izleri hala görülebilir durumdadır.Şuan hala köyden ziyaret alan Ağlayan kaya Haydar Dede Türbesinin hemen üstünde ve ziyarete açık bulunmaktadır. Aynı zamanda köyümüzde ki türbede Haydar Dede'nin esir düştüğü kuyunun şifa dağıttığına inanılmaktadır ve köyümüzün türbesine sürekli ziyaretçi akınına uğramakta. Esir düştüğü kuyunun Suyu hala kaynamakta ve sodamsı bi tadı bulunmakta.Ziyaret için gelmek isteyen insanlar için türbe her zaman açık bulundurulmaktadır.


AddThis Social Bookmark Button

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Saat&Takvim

Rastgele Resim

Katkıda Bulunanlar








AddThis Social Bookmark Button

Hava Durumu

KIRIKKALE

Günün Sözü

Millî egemenlik uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun.
Kemal Atatürk - 1923

Şuan Kimler Sitede ?

Şu anda 4 konuk çevrimiçi
Sitemize nasıl ulaştınız?
 

Reklam