Kırıkkale
Tarihçe
Kırıkkale'nin adının, şehrin 3 km. Kuzeyindeki Kırıkköyü ile kentin merkezindeki Kaletepe'nin kısaltılarak birleştirilmesinden ortaya çıktığı söylenir. Bu ismin

halk tarafından yakıştırıldığı kanaatı yaygın olmakla beraber bölgenin ismi Osmanlı arşiv belgelerinde, şimdiki haliyle Kırıkkal'a biçiminde geçmektedir.
XVI. ve XVII. Yüzyıllarda, doğudan gelen çeşitli Türk aşiret ve cemaatlerinin Anadolu'da - bilhassa Orta Anadolu'da- iskan edildikleri bilinmektedir. Bunlardan "Oğuz, Oğuzhan" adı verilen büyük bir oymağın Ankara yakınlarında, o zamanki söyleyişiyle "Kırıkkal'a " ya yerleştirildikleri belgelerde ifade edilmektedir.
Yörükan taifesinden olduğu zikredilen Oğuz Oymağı, Anadolu'yu Türkleştirerek ve İslamlaştırarak, Türk vatanı haline getiren, aynı
zamanda "Türkmen adıyla da bilinen büyük bir aşirettir. Bu durumda bölgenin adının en az 400 yıllık bir tarihe sahip olduğunu kabul etmek gerekir.
Kırıkkale'nin Kalkolitik, Eski Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı, Genç Tunç Çağı ve Demir Çağı gibi M.Ö. yıllara ait arkeolojik buluntulara rastlanmış ve tarihinin çok eski zamanlara dayandığı ortaya çıkmıştır...
Şehrin Roma ve Bizans Dönemi
Kırıkkale ili Keskin ilçesi Cinali köyü Sulucatep’den, Ortasöken köyü düz yerleşmesinden, Haydardede köyü Kılıç mevkii düz iskanından, Çelebi ilçesi Kaldırım köyü, Sarı Musalı Höyüğünden ve Karaağıl köyü Hopağan tepeden; Sulakyurt ilçesi Bıyıkaydın köyü höyüğünden, İlimize bağlı Kazmaca köyü Öküztepe düz yerleşmesinden, Merkez ilçe Hacılar Kasabası Asar höyüğünden, Merkez ilçesi Kızıldere köyü, Kuzeren höyüğünden ve Hasandede Kasabası Çatal Sögüt höyüğünden derlenen seramik parçalarından bir kısmı Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenmiştir.
Roma ve Bizans dönemlerine ait çanak-çömlek parçaları, Kızılırmak yatağında yer alan düz yerleşim yerlerinde özellikle Kırıkkale’den güneye doğru uzanan bölgede bulunan höyüklerde bol miktarda derlenmiştir. Bu tür çanak-çömlek parçalarının çok sayıda ele geçtiği höyüklerde ve düz yerleşim yerlerinda prehistorik malzemelere rastlanılmamıştır. Bu Roma ve Bizans döneminde yeni yerleşim yerlerinin kurulduğunu kanıtlamaktadır. Dikkati çeken ayrı bir özellikte höyüklerden çoğunun doğal tepeler üzerine kurulmuş olmasıdır. Ayrıca genel kaideye uyularak, bu höyüklerin büyük bir çoğunluğunun yanında da akar suyun veya su kaynağının varlığıdır.
Anadolu’da Roma İmparatorluğunun egemenliği MÖ 129 yılında Pergamon Krallığının ilhakıyla başlamışlardır. Pergamon Devleti’nin arazisi Anadolu’da ilk Roma eyaleti olan Provinicia Asia olrak yeniden düzenlendi. Bu eyalete başkent olarak da Ephesos seçildi.
Kesin olarak belirlenmiş olmamakla birlikte Kapadokya’nın bir Roma eyaleti olarak Roma’ya vergi vermeye başladığını tarih genelde MÖ 63 yılı kabul edilmektedir. Kapadokya Eyaletinin sınırları Kuzeyde Samsun (Amisos)’dan doğuya doğru Karadeniz (Pontus Euxens), doğuda Fırat ve Büyük Ermenistan, Doğuda Toros dağları, batıda Galatia ve Pamhylia ile çevrili olan bu eyaletin başkenti Kaisareia (Kayseri) idi. MÖ 395 yılında Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesinden sonra Kapadokya Eyaleti Doğu Roma sınırları içerisinde kaldı.
Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenen ve Sulakyurt ilçesinde bulunan tarihi paraların tetkikinden yörede M.Ö. Romalıların yaşadığı tespit edilmiştir.
Türklerden Sonra : Malazgirt Zaferinin 1071'de kazanılmasından sonra Anadolu'nun kapıları Türklere açılmış, buralar hızlı bir şekilde Türk-İslam diyarı haline getirilmiştir. İşte o dönemlerde Kırıkkale ili dahilinde bulunan bazı yerlerinde ilk fethedilen İslam beldelerinden olduğu görülmektedir.
Bu konuda Prof. Dr. Beşir ATALAY’ “Kırıkkale ve çevresinin özel bir konumu vardır; yani Orta Anadolu’nun ortasındadır. Çok korunmuş, dışa geç açılmış ve yine de az açılmış bir bölgedir. 1071 yılında Malazgirt Muharebesi ile Müslüman Türklerin Anadolu’ya açılışından itibaren yerleşilen, badireli günlerde dahi hiç işgal görmemiş bir özelliğe sahiptir. Etnik dağınıklığı az olan fazla karışmamış bir bölgedir. Dini homojenlik ise çok belirgindir. Türkiye’nin en az kültür değişmesi geçiren bölgesidir. Denilebilir ki kültür safiyeti önemli oranda korunmaktadır. “ demektedir. (1995 Dünya “Hoşgörü-Manas-Abay Yılı” VII. Uluslar arası Edebiyatı Semineri ve I. Uluslar arası Türk Dünyası Kültür Kurultayı Bildirileri , S-159-161)
Prof. Dr. Sadık TURAL da “Ankara, Kırşehir, Konya, Çorum, Çankırı, Yozgat ve bugünkü Kırıkkale ilinin sınırları içinde olan arazi Türklerin çok benimseyip yurt edindiği, yaylak ve kışlak yerleri olmak üzere seçtiği coğrafya alanlarıdır. “ (Ahmet Yesevî’den Hasandede’ye Gönül Erleri YY-1997, S- 215)
11. yüzyıldan sonra Kırıkkale yöresine Oğuz-Türkmen boyları yerleştirilerek iskana açılmıştır. Bu konuda Prof. Dr. İsmail ÖZÇELİK “Kırıkkalelinin Karakeçili ilçesinde yaşayan Karakeçililer, Anadolu’nun diğer yerlerinde yaşayan Karakeçililerle akrabadırlar. Karakeçililer Osmanlı kayıtlarında Ulu Yörük şeklinde anılan ve diğer bazı boylarıda ihtiva eden birliğin koludur. “ demektedir. (Tarihten Günümüze Karakeçililer, YY-2003, S-95)
Kırıkkale yöresi ile ilgili Prof.Dr. Faruk SÜMER (Oğuzlar ), Prof. Dr. Cengiz ORHONLU (Osmanlı İmparatorluğunda Aşiretlerin İskanı), Prof. Dr. Fuat KÖPRÜLÜ (Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar), Prof. Dr. Hikmet TANYU (Ankara ve Çevresindeki Adak Yerleri) vs. eserler mevcuttur.
Türk ve İslam aleminin büyük mutasavvıfı ve evliyası Hoca Ahmet Yesevi'nin oğlu Haydar Sultan'da Anadolu'daki bu mücadelede de yer almıştır.
Bu mücadelenin, Kırıkale'nin en yüksek dağlarından biri olan Behrek Dağı eteklerinde ve civarında Konur Kasabası, Haydar Sultan ve Halil Dede köylerinin bulunduğu mahallerde yapılmış olması kuvvetle muhtemeldir. Hatta Haydar Sultan'ın yaptığı savaşta, kafirlere esir düşerek, bugün aynı isimle anılan bu köydeki kuyuya hapsedildiği ve kabrinin de burada bulunduğu ve bu zatın Hoca Ahmet Yesevi'nin oğlu olduğu kaynaklarda geçmektedir.
Diğer taraftan, Balışeyh ilçesinin de o dönemlerde, yani Anadolu'da ilk kurulan Türk yerleşim alanlarından olduğu bilinmektedir. Buradaki taştan yapılmış eski cami ve türbe Selçuklular tarafından 1121 yılında inşa edilmiştir.
Aslında Kırıkkale bölgesi tarihini Ankara tarihiyle birlikte düşünmek, incelemek ve araştırmak uygun olur. Çünkü çok yakın olması nedeniyle buralar, eskiden beri Ankara'ya bağlı bir yöre olarak kalmıştır. Ankara'nın Türklerin eline ilk olarak 1073 yılında geçtiği dikkate alınırsa, Kırıkkale bölgesinin de- genel olarak- aynı yıllarda Türkleşmeye ve İslamlaşmaya başladığı kabul edilebilir. Bazı Haçlı seferleri sırasında buralar tekrar Bizanslıların eline geçmiş olmasına rağmen XII. Yüzyıldan itibaren Selçukluların hakimiyetine kesin olarak geçmiştir. Daha sonraki asırlarda Orta Asya'dan, Anadolu'ya göç eden Oğuz Türk boylarından pek çok aşiret ve cemaat Kırıkkale bölgesinde iskan edilerek, buralar bütünüyle Türk ve İslam diyarı haline getirilmiştir.
Cumhuriyet Döneminde Kırıkkale : Bilindiği gibi Kırıkkale temelleri 1925'lerde atılan bir Cumhuriyet şehrimizdir. 70 Yıllık gelişmesi, büyümesi ve bugüne taşınması MKEK ile olmuştur. Kırıkkale'nin kurulduğu arazi Kırıkköyü arazileriydi. Kırıkköyü 1925'ten önce 12 hanelik küçük bir köy idi. Kaletepe ise 3-4 km.ötede, aslında bilinen anlamda bir kale olmayıp boz toprakların oluşturduğu bakımsız ve ağaçsız bir tepeydi. 1960 yılından itibaren ağaçlandırma çalışmaları başlatılmıştır.
Kırıkkale şehrini ortaya çıkaran esas sebebin; 1921 yılında buralarda İmalatı Harbiye Fabrikası'nın kurulmasına karar verilmesi ve 1925 yılında top ve mühimmat fabrikalarının temellerinin atılmış olmasıdır. O tarihlerde Kırıkköyü'nün muhtarı olan Hüseyin Kahya ile Yahşihan köyü öğretmeni Hüseyin Avni Bey'in bu olaylarda yardımcı oldukları bilinmektedir.
Şehrin kurulması ve gelişmesi ile ilgili Prof. Dr. Beşir ATALAY “Kırıkkale’nin tarihini 1925’li yıllarda başlatmak mümkündür. Şehrin çekirdeğini oluşturan fabrikaların temeli 1925 de açılmıştır. Kurtuluş Savaşından sonra yeni devletin yeni yönetimi Orta Anadolu’da savunma sanayi kuruluşu için bir yer aramıştır. Başkent olarak da Ankara seçildiği için Başkente de yakın bir yer aranmıştır. Belki Orta Anadolu bu tür bir sanayi için güvenli bir bölge olarak görülmüştür. İşte Kırıkkale’nin bulunduğu boş tarlalar heyetin dikkatini çekmiştir. Arazi sahiplerinin özellikle Kırık köylü Hüseyin Kahya’nın heyete yakın ilgisi bu bölgenin seçilmesine etkili olduğu söylenir. “(1995 Dünya “Hoşgörü-Manas-Abay Yılı” VII. Uluslar arası Edebiyatı Semineri ve I. Uluslar arası Türk Dünyası Kültür Kurultayı Bildirileri , S-159-161)
1925 yılında Top ve Mühimmat Fabrikası'nın temellerinin atılması, Kırıkkale'nin şehirleşmesinin çekirdeğini oluşturur. Aynı kuruma bağlı fabrika sayısı arttıkça personel ve işçi sayısı da artar. Görülmemiş biçimde nüfus artışı görülür. Yeni gelen işçilerin konutları ve halka halka mahalleler çevreye yayılır. Demiryolu, fabrikalarla yerleşim bölgesi arasında sınır oluşturulur.
İlk aşamada, fabrikaların teknik ve idari personeli için yapılan sosyal tesisler ve az sayıda lojman da hemen tren istasyonu civarında yapılır. Fazla konut yoktur. Çünkü çalışanlar, yani işçiler askerdir ve kışlada kalırlar. Sonraları sivil işçilerin işe alınmasıyla konut bölgeleri genişlemiş burası kentin merkezi olmuş, İstasyon Mahallesi adını almıştır. Sanayi kesimine ait sosyal tesis ve işletmelerde aynı yerde genişleyerek Fabrikalar Mahallesi adını almıştır.
1931-1941 yılları dönemi Kırıkkale'nin gelişmesinde ikinci aşamayı oluşturur. Hizmete açılan fabrika sayısı hızla çoğalmış, buna bağlı olarak da işçi ihtiyacı artmıştır. Kırıkköyünden ve çevre köylerden akın akın işçiler gelmiştir. Bu dönem şehre rastgele bir yerleşmenin de başladığı dönemdir. Bu dönemde 6 mahalle daha oluşmuştur. Ovacık, Yenidoğan, Hüseyin Kahya, Tepebaşı, Gürler ve Kurtuluş Mahalleleri, Devlet daireleri ve okulların bir bölümünün kurulma ve açılması bu dönemdedir
1929'da Belediyelik, 1944 yılında da ilçe olan Kırıkkale, küçük bir kasaba görünümünü alır. Kentin bir sanayi şehri olarak öneminin artması ve artan nüfusun baskısıyla, Çallıöz, Güzeltepe ve Sanayi Mahalleri kurulmuştur.
1945 ve 1950'lerdeki nüfus artışı ve hızlı göç olayı ile sadece yakın çevredeki köylerden değil; Orta, Doğu, Güneydoğu ve Karadeniz bölgesi illerinden hızlı bir nüfus akışı olmuş ve Kırıkkale büyümüş ve gelişmiştir. 1955'lerde konut alanları Samsun Karayolu üzerine, kuzeye doğru taşmış ve doğya da genişlemiştir. Karyaka ve Kızılırmak mahalleleri de bu dönemde oluşmuştur.
Şehrin gelişmesi ile ilgili Prof. Dr. Sadık TURAL ise “Bize göre şahrin asıl önemli ve incelemeye değer yanı milli bütünleşmenin örneği olmasıdır. Öncelikle çevre illerden (Kırşehir, Çankırı, Çorum, Yozgat) daha sonra da hemen hemen Türkiye’nin her ilinden bir aile mutlaka Kırıkkale’de yaşamıştır. Gerek bürokratik , gerekse bedeni hizmet alanlarında 1934-1964 döneminde Kırıkkale’ye uğramamış pek az insan vardır. Sonra fabrikanın nüfusu yerinde saydı. İlk emekliler geldi önce, 1968 ve 1969; sonra 1970-1980 döneminde Makine Kimya Fabrikalarında çalışan idealist ustalar emekli oldular. Emekli olanlardan bir kısmı geldikleri kasaba veya köylere, bir kısmı başka şehirlere göçtü. Göç veren bir şehir oluverdi Kırıkkale... Emekliler için Mahmutlar veya Balışeyh yahut Yahşihan veya uygun bir köy- kasaba (uydu kent) haline getirmek için hiç kimsenin aklından geçmedi.” diyor.
1960'lı yıllarda Kırıkköyü ve Yuva köyünü mahalleleri içine katan Kırıkkale, 1970'li yıllardan itibaren hızlı nüfus artışıyla birlikte mahallerini de artırmıştır. 1925'lerde 12 hanelik bir köyden 2001'de 25 mahalleli ve 205.208 nüfuslu bir yerleşim alanı ortaya çıkmıştır.
İl Oluşu
Kırıkkale 21 Haziran 1989 tarih ve 3578 Sayılı yasa gereğince merhum Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL (Başbakan iken) tarafından yapılan törenle İl olmuştur. İlk Valisi Fikret GÜVEN 17 Ağustos 1989 tarihinde yapılan törenle İl Valiliği görevine başlamıştır. [1]
Coğrafi yapısı
İç Anadolu Bölgesi'nde Orta Kızılırmak Bölümü'nde yer alan Kırıkkale, doğuda Çorum, Yozgat, güneyde Kırşehir, batıda Ankara, kuzeyde Çankırı illeri ile komşudur.
Dağlar
İl toprakları kuzeyindeki Çamlıca, Karakaya ve Kırıkkale tepelerinin ovaya indikleri meyil üzerinde bulunmaktadır. İl topraklarının denizden ortalama yüksekliği 700 m. dir. Kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanan Koçu Dağı 4 km genişlik ve 7 km uzunluğa sahip olup en yüksek noktası Yığlıtepe’dir (1278 m.) dir. Güney ve güneydoğuda Denek Dağ sırası Çoruhözü Vadisinin güneyinde Keskin ile İzzettin Köy arasında uzanmaktadır. En yüksek noktaları; Gavur Tepesi (1742 m.) ile Bozkaya Tepesi (1577 m.)‘dir. Bölgenin en uzun, en geniş ve en yüksek kütlesini oluşturur, uzunluğu 44 km, genişliği 30 km’dir. Kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan Küre Dağ’ının en yüksek yeri Küre Tepesi (1450 m.) dir.
Ovalar
İl sınırları içinde ovalık alanlar çok azdır. En önemli Kırıkkale Ovasıdır. Kırıkkale Ovası; kuzeyde Çamlıca ve Karakaya tepelerine, güneyde de Denek Dağı’nın batısına kadar uzanmaktadır. Kuzeydeki tepeler ovaya meyilli bir şekilde inerek birleşir. Kırıkkale yerleşimin çekirdeği bu meyilde oluşmuştur. MKE Kurumu Fabrikalarının bulunduğu alan ise, Denek Dağı’na doğru daha dik olarak yükselmektedir. Kırıkkale Ovası doğudan batıya, yani Kızılırmak’ a doğru gittikçe genişler; en geniş yeri Çoruhözü Deresi’nin Kızılırmak’ a yaklaştığı yerde bulunur, buranın yüksekliği 750 m civarındadır.
Kırıkkale Ovası’ndan başka, akarsular boyunca düzlükler görülürse de jeoformatik bakımdan pek önemli değildir. Bunun nedeni akarsu yatakları ile tepelerin yükselti farkının fazla oluşudur. Dağlar her yönden aşılmak suretiyle açılmış derin vadilerle ve parçalanarak yuvarlak ve bazen de sivri tepeler halinde gelmişlerdir. Bu tip tepelerin dağlara yaklaştıkça fazlalaştıkları görülmektedir.
Yaylalar
Kırıkkale ili sınırları içerisinde, yükseklikleri 1200-1600 m arasında değişen yaylaları bulunmaktadır. Küre Dağı’ndaki Hodar, Bedesten, Kamışlı, Sarıkaya; Koçu Dağı’ndaki Koçu, Denek dağlarındaki Gümüşpınar, Pehlivanlı, Suludere, Yeşilkaya, Azgın yaylaları en önemlileridir.
Flora ve Fauna
Bitki Örtüsü: İlde hakim bitki topluluğu steptir. Yüksek kısımlarda tahripten kurtulmuş, Kuzeyde Koçubaba, Güneyde Denek Dağı’nda bodur meşelerinden ve kısmen de ardıçtan oluşan ormanlık alanlar mevcuttur. Yöredeki bitkilerin büyük bölümü kurakçıl ve tozcul özelliktedir. İl topraklarında; Yavşan otu, susam, karanfil, papatya, haçlıçiçek, pelin, karadiken, sığır kuyruğu, sütleğen, çağ çiçeği, keven, üzerlik otu, nane, böğürtlen, ısırgan, hatmi, meyan otu, çöven otu, kuşburnu, madımak, ebe gömeci, hardal ve kekik kendiliğinden yetişen bitkilerin başlıcalarıdır.
Yaban Hayatı: Dağlık ve ormanlık alanların il genelinde büyük alan kaplamaması, yaban hayatı olumsuz yönde etkilemektedir. Koyun, keçi, sığır ilde yetiştirilen hayvan varlığını oluşturmaktadır. Av hayvanı olarak keklik ve yaban ördeği yaygındır.
Jeolojik Yapı
Genel Jeoloji: Yöre; Volkanik olayların oluştuğu Keskin, Hirfanlı, Kesikköprü, Kırıkkale ve Kızılırmak boyunca uzanan “Kırşehir Masifi’nde” yer almaktadır. Kırşehir Masifi olarak adlandırılan Masifte; granit, homblengranıt, siyenit, monzonit, tonolit, ağlit, pegmatit, granodiyorit, kuvarslı diyorit, bitotit granitler mevcuttur. Bunları Kırıkkale ile Keskin arasında görmek mümkündür.
Deprem: Kırıkkale il toprakları 1., 2., 3., 4.
Derece Deprem Bölgesi içinde yer almaktadır. İlin büyük bölümü 2. Derece Deprem Bölgesi içinde kalmaktadır. Güneybatıda Yahşıhan, Bahşılı ve Çelebi ilçeleri 3. Derece; Karakeçili ilçesi ise 4. Derece Deprem Kuşağı içerisinde yer almaktadır.
Yeraltı Zenginlikleri: Kırıkkale ili, maden cevherleri çeşitliliği yönünden zengin ancak rezerv itibariyle fakirdir. İldeki madenler aşağıda yer almaktadır.
| Cinsi | İlçe | Bucak/Köy |
|---|---|---|
| Bakırlı Prit | Keskin | - |
| Demir | Keskin | Beyobası |
| Demir | Keskin | Göhrenk-Yenimerdan |
| Demir | Keskin | Kavurgalı |
| Demir | Balışeyh | Kulaksız |
| Demir | Delice | Büyükyağlı |
| Demir | Çelebi | - |
| Kurşun | Keskin | - |
| Kurşun | Keskin | Kışla |
| Kurşun | Keskin | - |
| Linyit | Keskin | - |
| Linyit | Keskin | Kavurgalı |
| Linyit | Balışeyh | Kulaksız |
| Linyit | Merkez | Büyükyağlı |
| Pirit | Yahşihan | - |
| Tuz | Delice | Çoğul |
| Volfram | Çelebi | - |
| Uranyum | Merkez | Çamlıdere |
| Mobilden | Keskin | - |
| Bentonit | Keskin | - |
| Çinko | Keskin | - |
MTA tarafından Kırıkkale ve çevresinde yapılan araştırmalarda yukarıda ki rezervlerin dışında bölgede, asbest, mermer, fluorit, bakır, çinko, kromit ve manyezit varlığı tespit edilmiş, ancak bunlar düşük kalitede olduğundan işletmeye elverişli bulunmamış, planlama ve projelendirme çalışmalarında dikkate alınmıştır.
Toprak Yapısı ve Nitelikleri: İl topraklarını genelde kahverengi topraklar oluşturmaktadır. Kireç oranı oldukça yüksektir. Anakayası volkanik özellik gösterir. Bu topraklar çok engebeli alanlarda çukurumsu bölümlerde birikmiştir. Üzerlerinde çıplak volkanik kaya yüzeyleri görülür. Mineral bakımındın zengin olduklarından verimlidirler. Ayrıca güneyde akarsu kenarlarında alüvyon topraklar bulunur. Bunlar yer yer kalın örtüler oluşturur. Eğilimleri çok azdır. Tarla tarımına ve sulu tarıma elverişlidir. Yörenin az yağış alması ve kuraklık toprak oluşumunda önemli etmendir.
Su Yüzeyleri ve Kıyı Özellikleri
Göller
a- Doğal Göller: Kırıkkale il sınırları içinde doğal göl bulunmamaktadır.,
b- Yapay Göller : Kızılırmak üzerinde kurulan Kapulukaya Baraj Göleti ildeki en büyük yapay göldür. Kapulukaya Barajı’nın göl alanı 20.7 km2 dir. Enerji temini ve içme-kullanma ayrıca sanayi suyu temini amacıyla kurulan Kapulukaya Barajında göl hacmi 282 hm3 tür. Ayrıca Ahılı’da bulunan Çipi Göleti sulama amacıyla yapılmıştır. 304.000 m3 su hacmi ile 46 ha.’lık alanın sulanmasında kullanılmaktadır.
Akarsular
Kızılırmak: İldeki en önemli akarsu Kızılırmak’tır. Sivas’ın Zara ilçesinin doğusundaki dağlardan doğan Kızılırmak, il topraklarına güneyde Çelebi ilçesinden girer; kuzey yönünde akarak Merkez ilçede kuzeybatıya yönelir, il topraklarından çıkıp kuzeyde Çankırı-Kırıkkale il sınırını oluşturur. Kızılırmak’ın Hasandede – Hacılar arazileri üzerinde Kapulukaya Barajı kuruludur.
Delice Çayı: Kızılırmak’ın en önemli kollarından biri Delice Çayı’dır. Yozgat sınırı boyunca bir müddet aktıktan sonra Delice ilçe merkezine yaklaşır. Daha sonra tekrar bu iki ilin sınırı boyunca güneydoğudan il topraklarını terk eder. Çayın il içerisinde kalan kesimi yaklaşık 50 km. uzunluğundadır.
Çoruhözü Deresi: Kızılırmak’a doğudan karışan bir koldur. İzzettin Köyü’nün yukarı kısımlarından doğar. İzzettin-Balışeyh arasında demiryoluna paralel olarak merkez ilçeden geçer ve Kızılırmak’a karışır. Derenin güzergahı dahilinde tarım alanlarına büyük katkısı vardır. Dere üzerinde sulama amacıyla motopomplar yeralmaktadır. Uzunluğu 48 km’dir.
Okun Deresi: Elmadağ’ın güney eteklerinden akan suların meydana getirdiği Balaban ve Sarılıöz Çayları, Kılıçlar Kasabası yakınlarında birleşerek Okun Deresi’ni meydana getirirler. Yaklaşık 13 km uzunluğa sahip olan Dere, Irmak Kasabası yakınlarında Kızılırmak’a kavuşur. Bu akarsulardan başka; yaz aylarında kuruyan bazı dere ve çaylar da vardır. Ahılı Deresi, Kuruçay Deresi, Yeni Çıkan Deresi bunlardan bazılarıdır.
İklim
Kırıkkale ili ılıman iklim kuşağında yer almaktadır. Ancak bulunduğu alanın denizden uzak oluşu, günlük sıcaklık farkının bozkır olmasından dolayı değişmelere uğraması gibi nedenlerle iklim karasallaşmaktadır.
Sıcaklık: Yapılan gözlemlere göre; Uzun yıllar ortalama sıcaklık 12,5 ºC’ dir. Ortalama sıcaklık açısından en sıcak ay Temmuz (24,5 ºC), en soğuk ay ise Ocak (0,6 ºC) olarak belirlenmiştir. Aynı rasat süresi içerisinde maksimum sıcaklık 41,6 ºC ve minimum sıcaklık -22,4 ºC olarak tespit edilmiştir.
Yağış: Kırıkkale ili ülkenin yarı kurak bölgelerinden birinde yer almaktadır. İlde uzun yıllar ortalama yıllık toplam yağış miktarı 366,2 kg/m² dir. Rasat süresince günlük en çok yağış 11.06.1997 tarihinde 100,6 kg/m² olarak gerçekleştirilmiştir. En yüksek kar yüksekliği ise 05.01.2002 tarihinde 48 cm olarak ölçülmüştür.
Rüzgar: Kırıkkale’ de hakim rüzgar yönü (NE) kuzeydoğudur. En çok esen diğer rüzgarlar sırasıyla Doğu - Kuzeydoğu ve Güney – Güneybatı yönlü rüzgarlardır. En hızlı rüzgar 02.03.1988 tarihinde lodosdan 101,2 km/ saat olarak esmiştir.
Nisbi Nem: Kırıkkale ilinde ortalama kısmi nem % 63’ dür.
Basınç: Kırıkkale ilinde ortalama basınç 929,8 hPa’ dır.
| | |||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Aylar | Ocak | Şubat | Mart | Nisan | Mayıs | Haziran | Temmuz | Ağustos | Eylül | Ekim | Kasım | Aralık | Yıl |
| En yüksek sıcaklık rekoru, °C | 17,0 | 20,8 | 30,4 | 32,0 | 34,4 | 37,6 | 41,6 | 40,4 | 36,9 | 33,0 | 24,8 | 19,0 | 41,6 |
| Ortalama en yüksek sıcaklık, °C | 4,0 | 6,9 | 12,6 | 18,1 | 23,1 | 27,5 | 30,8 | 30,8 | 26,8 | 20,6 | 12,4 | 5,8 | 18,23 |
| Ortalama sıcaklık, °C | 0,3 | 2,3 | 6,9 | 12,2 | 16,9 | 21,2 | 24,6 | 24,2 | 19,5 | 13,6 | 6,8 | 2,1 | 12,5 |
| Ortalama en düşük sıcaklık, °C | −3 | −1,8 | 1,4 | 6,2 | 10,1 | 13,9 | 16,8 | 16,5 | 12,2 | 7,5 | 2,2 | −1 | 6,85 |
| En düşük sıcaklık rekoru, °C | −22,4 | −21,6 | −19,8 | −5,8 | 0,4 | 5,4 | 7,4 | 8,0 | 2,8 | −5 | −9,7 | −18 | −22,4 |
| Ortalama yağış, mm | 39,5 | 29,1 | 32,3 | 48,6 | 49,9 | 37,5 | 12,4 | 10,0 | 13,8 | 30,6 | 33,5 | 43,9 | 383,1 |
| Kaynak: Türkiye Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü[2] | |||||||||||||
Nüfus
Ülkemizde nüfusun tespiti ve niteliklerini ortaya koymak amacıyla, ilk nüfus sayımı 1927 yılında, ikincisi ise 1935 yılında yapılmıştır. Bu yıldan sonra 1990 yılına kadar her beş yılda bir (sonu 0 ve 5 ile biten yıllarda) düzenli bir şekilde uygulanan nüfus tespiti çalışmasının 1990 yılından sonra on yılda bir uygulanması kararı alınmıştır. Nüfus sayımların 14’üncüsü 22 Ekim 2000 tarihinde yapılmıştır.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) adı altında yapılan 15., 16. ve 17 ncı nüfus tespit sonuçlarının 2000 yılı sonuçları ile karşılaştırılması şu şekildedir.
2000-2007-2008-2009 Yılları Şehir ve Köy Nüfusu Dağılımı:
| Yıl | Şehir Nüfusu (Kişi) | Toplam Nüfusa Oranı (%) | Köy Nüfusu (Kişi) | Toplam Nüfusa Oranı (%) | Toplam Nüfus (Kişi) |
|---|---|---|---|---|---|
| 2000 | 285.294 | 74.39 | 98.214 | 25.61 | 383.508 |
| 2007 | 230.189 | 82.14 | 50.045 | 17.86 | 280.234 |
| 2008 | 230.354 | 82.47 | 48.971 | 17.53 | 279.325 |
| 2009 | 232.990 | 82.96 | 47.844 | 17.04 | 280.834 |
25 Ocak 2010 tarihinde açıklanan 2009 yılı ADNKS sonuçlarına göre; İlin toplam nüfusu 280.834 kişidir. Bu nüfusun 232.990’ı il ve ilçe merkezlerinde, 47.844’ü belde ve köylerde yaşamaktadır. Oransal olarak nüfusun % 82.96’sı şehirlerde, % 17.04’ü köylerdedir. Nüfus artış hızı %0 5 civarındadır.
- İlin toplam nüfusu : 280.834 kişi - İl ve ilçe merkezleri: 232.990 kişi - İl merkezi nüfusu: 192.705 kişi - İlçe merkezleri nüfusu: 40.285 kişi - Kırsal nüfus: 47.844 kişi - Belde nüfusları: 19.663 kişi - Köy nüfusları: 28.181 kişi - Erkek nüfus: 140.172 kişi - Erkeklerin oranı: % 49,9 - Kadın nüfus: 140.662 kişi - Kadınların oranı: % 50,1 - Nüfus yoğunluğu: 61 kişi/km2
Cumhuriyet sonrasında, 1927 yılında, yapılan ilk nüfus sayımında Kırıkkale adına rastlanılmamıştır. Ancak o dönemde Ankara’nın ilçesi konumunda olan Keskin’in nüfusu 48.934 kişidir. 1935 yılından 2009 yılına kadar yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre, Kırıkkale’nin şehir ve köy nüfusu gelişimi aşağıda belirtilmiştir.
Kırıkkale İli Nüfusunun Gelişimi
| Yıllar | Şehir Nüfusu (Kişi) | Köy Nüfusu (Kişi) | Toplam Nüfusu (Kişi) | Statüsü |
|---|---|---|---|---|
| 1935 | 4.599 | 9.895 | 14.494 | NAHİYE |
| 1945 | 14.496 | 39.642 | 54.138 | İLÇE |
| 1950 | 15.750 | 46.340 | 62.090 | İLÇE |
| 1955 | 27.807 | 50.607 | 78.414 | İLÇE |
| 1960 | 42.904 | 33.353 | 76.257 | İLÇE |
| 1965 | 57.669 | 43.416 | 101.085 | İLÇE |
| 1970 | 91.658 | 38.528 | 130.186 | İLÇE |
| 1975 | 137.874 | 39.281 | 177.155 | İLÇE |
| 1980 | 178.401 | 44.492 | 222.893 | İLÇE |
| 1985 | 208.018 | 54.331 | 262.349 | İLÇE |
| 1990 | 243.378 | 106.018 | 349.396 | İL |
| 2000 | 285.294 | 98.214 | 383.508 | İL |
| 2007 | 230.189 | 50.045 | 280.234 | İL |
| 2008 | 230.354 | 48.971 | 279.325 | İL |
| 2009 | 232.990 | 47.844 | 280.834 | İL |
Ülkemiz genelinde 81 ilin nüfus büyüklüğü sıralamasında Kırıkkale, 61 inci sırada yer almaktadır. [4]
İdari Yapı
Kırıkkale, 9 ilçe (merkez dahil), 14 belde ve 173 köy ile tipik bir İç Anadolu ilidir. İlde 23 belediye teşkilatı mevcuttur. Bunlardan 1’i İl belediyesi, 8’i ilçe belediyesi, 14’ü ise belde belediyesidir. Ayrıca 13 mahalli idare birliği bulunmaktadır.
Kırıkkale İli İdari Durumu
| İlçe Adı | Belediye Sayısı | Köy Sayısı | Mahalle Sayısı |
|---|---|---|---|
| Merkez | 3 | 8 | 40 |
| Bahşılı | 2 | 4 | 8 |
| Balışeyh | 3 | 26 | 10 |
| Çelebi | 1 | 13 | 4 |
| Delice | 4 | 38 | 23 |
| Karakeçili | 1 | 2 | 8 |
| Keskin | 3 | 53 | 13 |
| Sulakyurt | 3 | 24 | 14 |
| Yahşihan | 3 | 5 | 15 |
| TOPLAM | 23 | 173 | 135 |
12 hanelik Kırık Köyü arazisi üzerine kurulan kent, 1929’da Bucak, 1941'de Belediye olmuştur. 1944 yılında Ankara iline bağlı ilçe statüsünü ulaşan Kırıkkale, 21.06.1989 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 3578 sayılı Kanun ile İl statüsü kazanmıştır. Söz konusu kanunla Kırıkkale’ye Keskin, Delice ve Sulakyurt ilçeleri bağlanmıştır.
1990 yılında çıkartılan 3644 sayılı Kanun ile Balışeyh, Çelebi ve Karakeçili bucakları ile Bahşili ve Yahşihan beldeleri İlçe statüsüne yükseltilerek Kırıkkale'ye bağlanmıştr. Böylece ilçe sayısı 8'e ulaşmıştır.
Belediyeler
| İlçeler | Bağlı Bld Başkanlıkları | |||
|---|---|---|---|---|
| Merkez İlçe | Merkez | Hacılar | Hasandede | |
| Bahşılı | Merkez | Karaahmetli | - | - |
| Balışeyh | Merkez | Koçubaba | Kulaksız | - |
| Çelebi | Merkez | - | - | - |
| Delice | Merkez | Büyükavşar | Büyükyağlı | Çerikli |
| Karakeçili | Merkez | - | - | - |
| Keskin | Merkez | Konur | Köprüköy | - |
| Sulakyurt | Merkez | Güzelyurt | Hamzalı | - |
| Yahşihan | Merkez | Irmak | Kılıçlar | - |
Kırıkkale’nin temelleri 1925 yıllarda atılmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerine silah imalatı için Kırıkkale’nin seçilmesi İlin kurulmasına ve gelişmesine vesile olmuştur. 12 hanelik Kırık köyü 1929 yılında 3 bin nüfusa ulaşmış olup nahiye statüsü almıştır. 1941 yılında belediye olan Kırıkkale 1944 yılında ilçe statüsüne kavuşmuş ve Ankara’ya bağlanmıştır. Nüfusu hızla artan ve gelişen Kırıkkale 1989 yılında İL statüsü kazanmıştır.
İl statüsü kazanan Kırıkkale’ye yasal düzenlemelerle 8 ilçe, 14 kasaba ve 173 köy bağlanmıştır.
Ekonomi
DPT Müsteşarlığı tarafından 2003 yılında yapılan İllerin Sosyo – Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması çalışmasına göre Kırıkkale, 81 il arasında gelişmişlik açısından 33. sırada yer almaktadır. 2004 yılında yapılan çalışmaya göre ise; Kırıkkale Merkez İlçe, ilçelerin sosyo – ekonomik gelişmişlik sıralaması içinde 42. sırada ve 2. derecede gelişmişlik grubunda yer almaktadır. Genel olarak İle özel sektör yatırımlarının azlığı dikkat çekmektedir. İl merkezindeki kamu tesisleri kent merkezine sanayi şehri görünümü kazandırırken, ilçelerde tarımsal ağırlıklı bir ekonomik yapı hakimdir.
Sanayi Potansiyeli
Kırıkkale il merkezi kamu ağırlıklı sanayi şehri olup, diğer ilçe merkezleri ve kırsal kesimin ekonomik yapısı tarıma dayalıdır. Kırıkkale’de imalat sanayi kamuya ait büyük işletmelerin yanında, özel sektöre ait küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşmaktadır. MKEK Fabrikaları ve Tüpraş Rafinerisi ilin ekonomik yapısında önemli yer tutmaktadır. Kamu kesiminde işçi ve memur ağırlıklı istihdam, ücretlere bağlı olarak ticari yaşamı da etkilemektedir.
Kamu kesimine dayalı olarak gelişen Kırıkkale imalat sanayi; savunma, metal ve petro-kimya sanayi yoğunlaşırken, özel sektörde genellikle bu sanayi kollarına bağlı olarak gelişmenin yanısıra tarım makinaları, gıda ve yem sanayi, toprak, tekstil, ağaç ve mobilya işleri sanayine yönelik olarakta gelişme olmuştur.
Ülkemiz savunma sanayisinin bel kemiğini oluşturan ve stratejik öneme haiz olan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun (MKEK) 10 fabikasından 5’i, 2 işletmenin 1’i ve Hurda Müdürlüğü ilde bulunmaktadır. MKEK’nin toplam 5.798 personelinin 2.880’i ilde yer almaktadır. Ayrıca MKEK’nin 3.318 işçi personelinin 1.886’sı Kırıkkale’de çalışmaktadır.
MKE Kurumunun ilde istihdamı artırma ve bulunduğu sektörde rekabet gücünü koruma ve tesislerin yeni ihtiyaçlara uygun modernizasyonuna yönelik olarak; Modern Silahlar lll Projesi kapsamında, Çevre Güvenlik Sistemi, 155 mm. Uzun Menzilli Mühimmat Gövde Üretimi, Küresel Barut Üretim Tesisi Yenilenmesi, Yeni İmla Tesisi Etüdü, Isı Sistemleri İyileştirme Etüdü Projeleri, Merkezi Isı Sistemi Projesi, Çelikhane Modernizasyonu Projesi, Çelikhane Ark Ocağı ve Emisyon Kontrol Sistemi Projesi, Atık Su Arıtma Tesislerinin Kurulması ve Deşarj Hatlarının Yapılması Projesi önemli yatırım proje ve çalışmalarıdır.
MKEK’nin Kırıkkale’de Bulunan Birimleri ve Personel Dağılımı (2010)
| Birim Adı | Memur | Sözleşmeli | İşçi | Toplam |
|---|---|---|---|---|
| MKE Mühimmat Fabrikası Müdürlüğü | 25 | 333 | 695 | 1.053 |
| MKE Silah Fabrikası Müdürlüğü | 11 | 157 | 429 | 597 |
| MKE Pirinç Fabrikası Müdürlüğü | 14 | 69 | 223 | 306 |
| MKE Barut Fabrikası Müdürlüğü | 11 | 117 | 141 | 269 |
| MKE Ağır Silah ve Çelik Fabrikası | 17 | 127 | 293 | 437 |
| MKE Destek Tesisleri İşletme Müdürlüğü | 12 | 61 | 86 | 159 |
| MKE Hurda Fabrikası Müdürlüğü | 2 | 38 | 19 | 59 |
| TOPLAM | 92 | 902 | 1.886 | 2.880 |
Başta Ankara olmak üzere Orta Anadolu Bölgesindeki birçok ilin petrol ürünleri ihtiyacını karşılamak amacıyla, İlde Hacılar beldesine kurulan, 25.10.1986 tarihinde işletmeye açılan ve petrol işleme kapasitesi 5 milyon ton/yıl olan TÜPRAŞ Orta Anadolu Rafinerisi, 2005 yılında özelleştirilmiştir. BOTAŞ’ın Ceyhan terminalinden 447 km. uzuluğunda boru hattı marifetiyle ulaşan ham petroli işleyen Tüpraş tesisinde yaklaşık 825 kişi istihdam edilmektedir.
İl II. Organize Sanayi Bölgesinin kurulması için Kırıkkale-Kırşehir karayolu üzerinde, il merkezine 15 km. mesafede, Keskin–Cankurtaran mevkiinde I. Etap 154 hektar olarak planlaması yapılmıştır. İlk etapta 154 hektarlık kısmının etüt ve proje çalışmaları tamamlanmış olup, altyapı çalışmalarına başlanılmıştır. I. etap 28, II. etap 59 olmak üzere 87 sanayi parseli planlanmıştır. Halen 14 firmaya arsa tahsisi yapılmış, 1 üretime geçmiş, 1 inşaat, 12 proje aşamasındadır. Altyapı çalışmaları devam etmektedir. Böylece Kırıkkale 21. yüzyılda kamu ve özel sektör yatırımları için cazip sanayi merkezi haline gelecektir.
İl merkezinde küçük ölçekli sanayi esnafının ihtiyaçları doğrultusunda düzenli ve modern bir mekan oluşturmak amacıyla, Yahşihan İlçesinde 24,5 hektar üzerine 376 işyeri kapasiteli ve 1.148 çalışanı ile il ekonomisinde önemli bir yer tutmakta olan Kırıkkale Küçük Sanayi Sitesi inşaa edilmiş ve faaliyete geçirilmiştir. Ayrıca Kırıkkale sanayi çarşısında Oto Sanatkarlar ve Demirciler Odasına bağlı 328 işyeri bulunmaktadır.de özel sektör kuruluşlarının faaliyette bulunduğu I. Organize Sanayi Bölgesi 150 hektar üzerine tesis edilmiş ve altyapı çalışmaları 2001 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır. I. OSB’de 67 sanayi parselinin tamamı 56 müteşebbise tahsis edilmiştir. Söz konusu 54 firmanın 42’i üretime geçmiş, 13’ü inşaat, aşamasında, 2 hafriyat, 10 proje aşamasındadır. Üretime geçen tesislerde 780 kişi istihdam edilmektedir. I. OSB’deki firmaların tamamen faaliyete geçmesi ile 3.000-5.000 kişiye yeni istihdam alanı sağlanmış olacaktır.
Kırıkkale OSB’de üretime geçen tesislerin 2 gıda, 6 mobilya, 1 tekstil, 1 orman, 1 basım, 2 geri dönüşüm, 3 plastik, 2 kimya, 2 petrol ürünleri, 3 yem sanayi ve tarım ürünleri, 1 döküm, 1 elektriksiz makinaları imalatı, 1 tarım aletleri, 4 kazan, 2 elektrikli makinalar, 1 silah, 4 metal, 3 makine, 2 diğer sektörlerde üretim yapmaktadır.
Keskin ilçesinde 4.7 hektar alan üzerine kurulan 78 işyeri kapasiteli Küçük Sanayi Sitesi yapım işinin geçici kabulü yapılmıştır. İlimiz genelinde yer alan küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarında yaklaşık 7.000 işçi istihdam edilmektedir.
Sanayi sicil belgeli firma sayısı (210) adettir.
Ticaret
İlde (155) Anonim Şiketi, (1.042) Limited Şirketi, (292) Şahıs Şirketi, (3) Kollektif Şirket, (142) kooperatif faaliyet göstermektedir. (142) kooperatifin, (63)’ü konut yapı, (2)’si tarım satış, (16)’si motorlu taşıyıcılar, (1)’i eğitim, (1)’i yardımlaşma, (1)’i toplu işyeri, (6)’sı esnaf kefalet, (1)’i turizm geliştirme, (2)’si küçük sanayi sitesi, (49)’u tasfiye halinde kooperatifdir. Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 292 gerçek kişi, 1.342 tüzel kişi olmak üzere toplam 1.634 üye bulunmaktadır. Bu üyelerin meslek gruplarına göre dağılımı aşağıda yer almaktadır.
Tarımsal Yapı
Kırıkkale ili toplam alanı 463.000 hektardır. Bunun 306.506 hektarı (% 66,2) tarımsal üretimde kullanılmaktadır. Tarıma elverişli arazi içinde tarla arazisi 206.317 ha. ile en büyük paya sahiptir. Tarla arazisinin % 62’sinde (189.950 ha.) hububat ekimi yapılmaktadır. Bu nedenle özellikle kırsal kesimin başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. İlde tarımsal işletme sayısı 18.287 adettir. [5]
Turizm
Coğrafi alan olarak tarihi yerleşime uygun bir stratejik noktada bulunan Kırıkkale'nin çok eskilere dayanan tarihi bir yöre olduğu bilinmektedir. Japonların 1990-1991 yılları arasında Kırıkkale İl Merkezi ve ona bağlı ilçe ve köyleri kapsayan yüzey araştırmalarında toplam 21 höyük ve düz iskan saptanmıştır. Bu merkezlerden toplanan seramik örneklerinin değerlendirilmesi sonucu bölgenin Kızılırmak kavisi dışında kalan alanda Neolitik Çağ ve sonrası, Kızılırmak kavisi içinde kalan alanda ise bu dönemi takip eden Kalkotik Çağı, Eski Tunç Çağı, Assur Ticaret Kolonileri Çağı (zayıf) eski Hitit Çağı, Hitit İmparatorluğu Çağı (Zayıf) Frig ve Hellenistik-Roma Çağları ile Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin kültürlerini yansıtan kalıntılar saptanmıştır. [6]
Kırıkkale Kültür Varlıkları ve Sit Alanları Keskin İlçesi : Esatmüminli Ören yeri, Çarşı Camii, Hayriye Camii, Eski Barut-Fişek Fabrikası, Köprüköy Çeşnigir Köprüsü, Kavurgalı Höyük (Gavur Kalesi), Efendi Köyü-Alıbar Höyük, Kibrithane binası, Eğitimhane.
Rahmi Pehlivanlı: Kırıkkale'nin Keskin ilçesinde doğan ressam, ilk çalışmalarını klasik stilde yapmıştır. Daha sonra kendine özgü bir kendine özgü bir ekol geliştiren sanatçının ünü ülke sınırlarını aşmıştır.
Portre ressamlığına, 1952 yılında, 93 (1877-78) Aziziye Savaşı'na katılan kahraman Türk kadını Nene Hatun'un bir portresini yaparak başlamıştır. Bu çalışması Askeri Müze'de sergilenmektedir.
Sanat çalışmalarındaki uluslararası başarı ve kendine özgü bir ekol sahibi olması nedeniyle, Plan-Haber Ajansı 1978'de Rahmi Pehlivanlı'yı sanat alanında "Yılın Adamı" seçmiştir. 1981 yılında da bir "Roma Acedemico Benemerito " fahri üyelik diploması ile ödüllendirilen sanatçı yerli ve yabancı 29 devlet adamının portresini yapmıştır.
Delice İlçesi:
Koçubaba Köyü Türbe ve Camii, Ulu Camii, Yukarı Camii, Kırlangıç köyü arkeolojik sit alanı, Aydınşeyh köyü arkeolojik sit alanı.
Sulakyurt İlçesi: Ayvatlı köyü (Kırlı mevkii), Faraşlı köyü (Arılıöz mevkii) Kozlu yöresi (antik kent), Gültepe Höyüğü, Şeyh Bedrettin Camii ve Türbesi, Küçük Şami köyü camii ve türbesi.
Çelebi İlçesi: Armutlu köyü (Armutlu Höyük).
Bahşılı İlçesi: Karaahmetli Arkeolojik sit alanı.
Kırıkkale Merkez İlçe: Hasandede türbe camii, Hacılar (Cumaovası mevkii arkeolojik sit).
İl Sınırları İçinde Bulunan Höyükler
Hopagantepe (Keskin Karaağıl Köyü) Sarımusalı (Keskin-Haliltede köyü) Höyüktepe (Keskin-Çifteli köyü) Yaşçayır Höyük (Keskin-Ceritköy)Aşar Höyük (Merkez-Hacılar) Çatalsöğüt (Merkez-Hacılar) Höyük (Sulakyurt-Dağhalilinceli) Kuzeren Höyütk (Merkez-Kuzeren)
Şeyh Şami Camii ve Türbesi
Sulakyurt ilçe merkezinde bulunan camii Şeyh Şami tarafından yaptırılmıştır. Değişik zamanlarda tahribata maruz kalmış, yapılan onarımlar sonucu mimarı özelliklerini kısmen kaybetmiştir. İlçenin kurucusu olan Şeyh Şami'ye ait türbede bu camiinin yanında yüksekçe bir yerde bulunmaktadır. Bu türbe, yerli ve yabancı turistler tarafından sık sık ziyaret edilmektedir.
Evliya Çelebi, Şeyh Şami'nmin asıl adının Hamza olduğunu, Bayrami Tarikatına mensup, keramet sahibi bir kişi olduğunu belirtmektedir.
Hasandede Camii ve Türbesi
Kırıkkale-Merkez ilçeye bağlı, şehre 12 km.uzaklıktaki Hasandede kasabasındadır. Camii ve türbe yanyanadır. Caminin minaresi tarafında ilk türbe Hasandede'ye (Doğanbeğ) ikinci türbe ise oğulları Şeyh Halil İbrahim, Şeyh Mustafa ile kızı Ümmühan Ana'nın müşterek türbeleridir.
Hasandede Camii hicri 1014 (1605)'de yapıldığı bilinmektedir. Türbelerin daha sonra 17.Yüzyılda yapıldığı tarihi kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Çeşnigir Köprüsü
Bilinen kaynaklara göre Çeşnigir Köprüsü ve yakınında bulunan han Selçuklular'a aittir. Yapılış tarihine ait elimizde kesin bilgiler yok. Ancak köprünün 13.Yüzyıla tarihlenen bir köprü olduğunu, Selçuklu eseri olduğunu belirtelim. 1402 yılında Ankara Savaşı'na ilerleyen Timur ordusu da bu köprüyü kullanmıştır.
Çeşnigir Köprüsü Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi esnasında Mimar SİNAN tarafından yeniden yapılmıştır. Kapulukaya Barajı'nın faaliyete geçmesinden önce yol güzergahı olarak kullanılırken, sonraları köprünün ayak kısımları baraj suyu içinde kalmıştır.
110 m. uzunluğunda 6 m. genişliğindeki köprü kayalık arazide sağlam temeller üzerine oturur. Kızılırmak içinde sağlam bir zemine oturabilmesi için orta bölümde belirgin bir eğim vardır. 18,60 m. orta açıklığa sahip köprünün 3 adedi suyun yükselmesi halinde akışı sağlamak ve köprünün ağırlığını hafifletmek amacıyla yukarıda, 9 adedi de aşağıda olmak üzere 12 göze sahiptir.
Balışeyh- Ballı Camii ve Türbesi
14.Yüzyılda yaptırıldığı tahmin edilen yapının kim taraf4ından yaptırıldığı bilinmiyor. Caminin tavan örtüsü ağaç işçiliğinin karakteristik özelliklerini taşır. Vakıfbank Genel Müdürlüğü tarafından özellikleri korunarak restore edilmiştir.
Koçubaba Camii ve Türbesi
Evliya Çelebi (16.11.1618) Seyahatnamesi'nde şunları söylemektedir: "Yine kuzeye giderek Akçakoyunlu" köyüne geldik. 100 evli Türkmen köyüdür. Buradan da "Koçu Baba" durağına geldik. Bu da Kalecik kazası (bugün Koçubaba, Sulakyurt ilçesine bağladır.) Toprağında 200 evli Türk köyüdür. Ama görünürde asla ev yoktur. Hapsi de yer altında ahırlı, mutfaklı, süfhalı, misafirhaneli evlardir. Buraya Keskin içi derler. Gayet mamur yerdir. Kışı sert olduğundan evleri toprak altındadır. Ama damlarının üstü çayır çimendir. Evlerin birer bacaları vardır. Yumuşak beyaz taşı istedikleri gibi oyup kesip biçerek evler yapmışlardır. İçine bin adam girse kaybolur. Bu köyde "Koçubaba" ziyaretgahı vardır. Bu zat Bektaşi halifelerindendir. Türkmen yaylasında bu babaya çok inanırlar.
Haydar Sultan Camii ve Türbesi
"Kırıkkale'nin Keskin ilçesine 22 km. uzaklıkta bulunan Haydar Sultan köyünde Böyrek Dağları'nın eteklerinde köye 500 m. kadar köye 500 m.kadar uzaklıkta yer almaktadır. Geç Roma ya da Erken Bizans dönemlerinde varolan muhtemel bir manastır üzerine inşa edilen Haydar Sultan Külliyesi Camii, Türbe, Hazire, Çeşme ve Kuyu'dan ibarettir. Yapılan onarımlarla asıl hüviyetini kaybeden külliyeden günümüze Deliler Kuyusu adı verilen kuyular ile iki adet kitabe kalmıştır."
"Keskin'e Haydar Dede köyündeki kuyu ve türbenin o eski yere giden bir tarihçesi ve anlatılan menkıbesi vardır. Buna göre Haydar sultan ve kuyu hakkında anlatılan ve yazılanlar büyük Türk mutassıfı ve evliyası Hoca Ahmet Yesevi'nin oğlu Haydar'ın Kırıkkale-Keskin bölgesinin Müslümanlaştırılmasında ve bunların Türk yurdu olmasında en büyük yardım ve hizmeti ifa ettiği fikrini bizde kuvvetlendirmektedir. Öyle ki, buradaki türbenin onun olması ihtimali oldukça güçlüdür."
Deliler kuyusu camiinin yanında etrafı duvarla çevrili avludadır. 50 cm.çapında bir kuyu bileziği, onun altı ise 60x60 cm'lik kare bir kuyudur.
Kuyu ağzı beton kaplamalarla yükseltilmiş olup zeminden derinliği 1,5 m.kadardır. Kuyu suyu soğuk olmasına karşılık kaynıyor ve buhar çıkartıyor görünümündedir.
Suyun kükürtlü olması ona böyle bir görünüm kazandırmış olmalıdır. Topraktan çıkan gazlarla birlikte fokur fokur kaynak görünümdedir.
Yörede pek çok türbe de bulunmaktadır. Küçükafşar Türbesi, Tokuş Baba Türbesi (Delice İlçesi Çatallı köyü ile Kayakköyü arasında) Halil dede Türbesi (Çelebi İlçesi Halildede köyüne 1 km.uzaklıkta) gibi türbeler halk tarafından ziyaret edilen yerlerdir.
Kırıkkale'nin Mesire Yer ve Alanları
MKEK Yüzme Havuzları Kırıkkale Tüpraş Rafinerisi Yüzme Havuzu,
Hacılar Belediyesi Parkı (Hacılar),
Ahılı Belediyesi Aile Parkı (Ahılı),
Celal Bayar Parkı (Bahşılı),
Kılıçlar Mesire Alanları (Kılıçlar),
Kısık Mevki, Hasandede Parkı (Hasandede),
Karababa Mesire Yeri (Koçubaba),
Deliklitaş Orman İçi (Balışeyh),
Kızılırmak Yeşil Vadi Proje Alanı
Kırıkkale'nin Doğal Güzellikleri
Kızılırmak ve Vadisi, Delice Irmağı ve Vadisi, Pehlivanlı Yaylası (Balışeyh), Azgın Yaylası (Balışeyh), Gümüşpınar Yaylası (Balışeyh), Suludere Yaylası (Balışeyh), Yeşilkaya Yaylası (Balışeyh), Hodar Yaylası (Bahşılı), Bedesten Yaylası (Bahşılı), Kamışlı Yaylası (Bahşılı), Sarıkaya Yaylası (Bahşılı), Koçu Yaylası (Delice), Delikli taş orman içi mesire yeri (Balışeyh), Karababa mesire yeri (Koçubaba-Balışeyh), Tipik Anadolu Köyleri, Kısık Mevkii Halil İbrahim Aydoğdu Parkı (Hasandede), Bahşılı Celal Bayar Parkı, Kılıçlar Mesire Alanları, Hacılar Parkı, M.K.E.K Yüzme Havuzları, Rafineri Yüzme Havuzu, M. Pekdoğan Kültür Parkı, Keskin-Koray Aydın Dinlenme Parkı, TÜPRAŞ Şahin Tepesi, TÜPRAŞ Kızılırmak Piknik Alanı.
Belediye Kültür Parkı
Millet varlığımızın geçmiş ve kültürel bağlarla yeni ve gelecek kuşakların beraberliği dil, din, millet unsurlarının belli mahal ve mekanlarda hatırlanıp yaşatılması, bunun yanı sıra modern toplum ve şehir yaşama standartlarının sunulması yapılan bu kültür parkıyla hayata geçirilmesi düşünülmüştür. Kültür Parkımızın tamamlanmasıyla Uluslararası Kültür ve Sanat organizasyonlarına ev sahipliği yapacağız.
Seyir kulesi, yürüyüş yolları, dinlenme mekanları ve yeşil alanların da bulunduğu Kültür parkına bu güne kadar 1 trilyon250 Milyar TL harcama yapılmıştır.
58 bin m2 alan içinde düzenleme, oturma, dinlenme, konferans salonlarının bulunduğu bu tesiste;Türk evi, Türk Büyükleri ve Türk Dünyası Anıtı gibi anıtsal yapılar da yer almaktadır.
Türkevi, 350-450 kişinin aynı anda faydalanabileceği çok amaçlı bir toplantıı salonuna sahiptir. Burada Türk kültürünü yansıtan sürekli bir müze de bulunacaktır. Binanın iç ve dış dekorasyonu, Selçuklu-Osmanlı tarzında rölyef tezyini şeklinde gerçekleştirilmiştir. İç dekorasyonda ahşap oyma süsleme sanatının seçkin örnekleri yer almaktadır.
Çevre düzenlemesinde bahçede 16 Türk büyüğü ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk'ün büstleri bulunmaktadır. Türk Dünyası anıtları da bu bölümde yer almaktadır. Türk büyükleri ve devlet kurucularının ad ve kısa özgeçmişleri ile devletlerin bayrakları anıtla bütünleşecek şekilde büstlerle aynı anda yer almaktadır.
Parkta Yer Alan Diğer Tesisler
Cumhuriyet Anıtı: Kültür parkı içerisinde bulunan şelalenin yer aldığı üst giriş kapısının önünde bulunmaktadır. Türk Cumhuriyeti ve Türk Devletini sembolize etmektedir.
Mega Akvaryum: Türkiye de ilk kez yapılan mega akvaryum izleme, arıtma, soğuk ve sıcağa karşı otomatik ısı ayarlı göstergelidir. Akvaryum kapalı mekanda izleyenlerin beğenisini kazanmak için dev bir dekor vazifesi görmektedir.
Antik Tiyatro: İlde kültürel ve sosyal faaliyetlerin gelişmesi için Tiyatro, konser ve diğer faaliyetlere uygun şekilde tasarlanan antik tiyatroda sanatçı odası, sahne, özel kemer girişli localar bulunmaktadır. Oturma düzeni izleyicinin bütün koşullarda hareket edebileceği biçimde ve sıralar arası ulaşımı kolay şekilde dizayn edilmiştir.
Taş Kapılar: Kültür parkına anıtsal nitelikli üç kapıdan giriş yapılmaktadır. Bu kapılarda Selçuklu taş dekorasyonu, taş ve seramik olarak kullanılmıştır. [7]
Altyapı
Sağlık
Sağlık hizmetleri yönünden oldukça iyi bir konumda olan Kırıkkale’de sağlık hizmetleri, Sağlık Bakanlığı’na bağlı 2.476, Kırıkkale Üniversitesi’ne bağlı 514, diğer kamu kurumlarında çalışan 30 ve özel sağlık kuruluşlarında istihdam edilen 289 adet sağlık personeli tarafından sunulmaktadır. İl genelinde; 685 hekim, 103 eczacı, 242 ebe, 473 hemşire, 815 sağlık memuru, 991 diğer sağlık personeli olmak üzere toplam 3.309 personel hizmet vermektedir.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Aile Hekimliği Uygulaması kapsamında, 2008 yılında aile hekimliği uygulaması başlayacak 35 il arasında yer alan ilde Kasım 2007 tarihinden itibaren gerekli çalışmalara başlanmış ve 18 Ağustos 2008 tarihinde Aile Hekimliğine geçilmiştir.
Güncel (EFT) nüfus bilgileri ekseninde 3000-5000 kişiye bir aile hekimi düşecek şekilde birim planlaması yapılarak, il merkezinde 61 adet , ilçelerimizde 23 adet olmak üzere toplam 84 adet aile hekimliği pozisyonu oluşturulmuş ve % 100 dolulukla yerleştirme işlemleri tamamlanmıştır. Ayrıca tüm ilçelerimizde (merkez ilçe dahil) birer adet olmak üzere toplam 9 adet Toplum Sağlığı Merkezi oluşturulmuştur.
Yataklı Tedavi Kurumları arasında; (1) Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, (1) Yüksek İhtisas Hastanesi, (1) Devlet Hastanesi, (1) Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile Keskin, Delice, Karakeçili ve Sulakyurt Devlet Hastaneleri bulunmaktadır.
İlde sağlık alanında yataklı tedavi kurumlarının yanısıra (1) Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, (9) adet Toplum Sağlığı Merkezi, (34) adet Aile Sağlığı Merkezi, (84) adet Aile Hekimliği, (28) Sağlık Evi, (1) Halk Sağlığı Laboratuarı, (1) Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlama Merkezi, (1) Verem Savaş Dispanseri, Merkez (2), Delice (2), diğer ilçelerde (1)’er olmak üzere toplam (12) adet 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu hizmet vermektedir.
İl genelinde bulunan özel sağlık kuruluşları arasında (2) tıp merkezi, (3) dal merkezi, (1) poliklinik, (6) hekim muayenehanesi, (2) cerrahi müdahale birimi, (1) sağlık kabini, (20) optisyenlik müesseseleri, il merkezinde (67), ilçe ve beldelerde (25) olmak üzere toplam (92) eczane bulunmaktadır. İl Sağlık Müdürlüğünde (14), devlet hastanelerinde (12), acil yardım merkezlerinde (14) olmak üzere toplam (40) adet ambulans hizmet vermektedir.
Bu kurumların kadro ve fiili yatak kapasite 977, yatak işgal oranı % 66, ortalama kalış süresi 5 gündür.
Yataklı Tedavi Kurumları Kadro ve Fiili Yatak Kapasiteleri (2010)
| Yataklı Tedavi Kurumu Adı | Kadro Yatak Sayısı | Fiili Yatak Sayısı |
|---|---|---|
| K.Ü Tıp Fakültesi Hastanesi | 130 | 130 |
| Yüksek İhtisas Hastanesi | 444 | 444 |
| Kadın Doğum ve Çocuk Hast. Hastanesi | 103 | 103 |
| Kırıkkale Devlet Hastanesi | 215 | 215 |
| Keskin Devlet Hastanesi | 50 | 50 |
| Sulakyurt Devlet Hastanesi | 10 | 10 |
| Delice Devlet Hastanesi | 15 | 15 |
| Karakeçili Devlet Hastanesi | 10 | 10 |
| TOPLAM | 977 | 977 |
Temel Sağlık Göstergeleri
| Sağlık Göstergeleri | Kırıkkale (2009) | Türkiye (2008) |
|---|---|---|
| Hekim Sayısı* | 685 | 124.679 |
| Bir Hekime Düşen Nüfus | 410 | 574 |
| Sağlık Memuru ve Sağlık Tek. Sayısı | 815 | 77.626 |
| Bir Sağlık Memuru ve Tek. Düşen Nüfus | 345 | 921 |
| Hemşire Sayısı | 473 | 97.452 |
| Bir Hemşireye Düşen Nüfus | 594 | 734 |
| Ebe Sayısı | 242 | 46.533 |
| Bir Ebeye Düşen Nüfus | 1.161 | 1.537 |
* Hekim sayısı, il genelinde hizmet veren Uzman, Asistan ve Pratisyen ve Diş hekimlerini kapsamakta olup, nüfus hesaplamasında 2009 yılı ADNKS sonucu olan 280.834 kişi esas alınmıştır.
Ulaşım
Kırıkkale ili karayolu ve demiryolu ulaşımında önemli bir merkez konumundadır. Yolcu ve yük taşımacılığında karayolu ve demiryolunun kullanıldığı ilde havaalanı bulunmamaktadır. Bu ihtiyaç 115 km. mesafedeki Başkent Ankara’nın Esenboğa havaalanından karşılanmaktadır. Orta Anadolu Bölgesi'nde yer alan İlin deniz bağlantısı olmadığından, deniz ulaşımında Samsun Limanından faydalanılmaktadır.
İl, başkent Ankara’ya 76 km. mesafede olup, çevre yolundan 40 dakika uzaklıkta bulunmaktadır. Ankara ili bölünmüş karayolu ile Kırıkkale üzerinden doğusundaki “43 il”e açılmaktadır.
İl sınırlarındaki devlet ve il yollarının yapım, bakım ve onarımı, ağırlıklı olarak Karayolları 4. (Ankara) Bölge Müdürlüğü (340 km.) olmak üzere Karayolları 6. (Kayseri) Bölge Müdürlüğü (14 km.) ve Karayolları 7. (Samsun) Bölge Müdürlüğü (21 km.) sorumluluk sahasındadır.
| Kırıkkale'nin Bazı Önemli Merkezlere Uzaklığı (Km) | |||||||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Şehir | İstanbul | Ankara | İzmir | Adana | Bursa | Antalya | Konya | Samsun | Mersin | Kayseri | Diyarbakır | Eskişehir | Gaziantep | ||||||
| Uzaklık (km) | 528 | 75 | 654 | 475 | 457 | 615 | 301 | 339 | 468 | 247 | 839 | 308 | 600 | ||||||
| Karayolları Genel Müdürlüğü[8] [9] [10] | |||||||||||||||||||
Eğitim
Kırıkkale eğitim-öğretim yönünden iyi bir düzeye ulaşmıştır. 2009–2010 eğitim öğretim yılında okullaşma oranı okul öncesi eğitimde % 48, ilköğretim kurumlarında % 98, orta öğretim kurumunda ise % 84 seviyesindedir.
2008 Yılı ADNKS sonuçlarına göre: (6 + yaş) okuma yazma durumu; Okuma yazma bilmeyen: 19.123 kişi (% 7,46), okuma yazma bilen: 220.964 kişi (% 86,23), bilinmeyen: 16.176 kişi (% 6,31), toplam: 256.263 (% 100), (0–5 yaş) nüfus: 23.062 kişidir.
İl genelinde okul öncesi, ilk ve orta öğretimde 256 okul, 2.178 derslikte 57.303 öğrenciye 3.122 öğretmen tarafından eğitim verilmektedir.
2009-2010 Eğitim ve Öğretim yılında;
Okul öncesi eğitimde çağ nüfus (4-5) yaş 7.552, öğrenci sayısı 3.625, okul sayısı 96, öğretmen sayısı 168, okullaşma oranı ise % 48 seviyesindedir. 96 anaokulunun 9’u bağımsız anaokulu, 87’si ise ilk ve orta öğretim bünyesinde yer alan anasınıflardır. Okul öncesinde 168 öğretmenin 59’u ücretli öğretmen olarak görev yapmaktadır. Bağımsız anaokullarında derslik sayısı 34 adet olup, ilköğretim bünyesinde müşterek kullanılan sınıflar (162 adet şube) ilköğretim derslik sayısına dahildir.
İlköğretimde çağ nufusu (6-13 yaş) 37.427, öğrenci sayısı 36.649, okullaşma oranı % 98 seviyesindedir. Okul sayısı 117 adet olup, bunun 112 adeti resmi ilköğretim, 4 adeti özel ilköğretim, 1 adeti YİBO dur. Bu okullarda 36.649 öğrenciye 1.850 öğretmen tarafından eğitim verilmektedir. Derslik sayısı 1.491, derslik başına düşen öğrenci sayısı 25 dır. İlköğretim okulllarından 105’inde normal, 12’sinde ikili eğitim yapılmaktadır. Taşımalı eğitim kapsamında, 31 taşıma merkezine 168 yerleşim biriminden (köy/bağlı) 1.937 ilköğretim öğrencisi taşınmaktadır.
Ortaöğretimde çağ nüfus (14-17 yaş) 20.216, okullaşma oranı % 84 derslik başına düşen öğrenci sayısı 26 dır. Ortaöğretimde 43 okul ve 653 derslikte 17.029 öğrenciye 1.094 öğretmen tarafından eğitim verilmektedir. 43 okulun 21’i genel lise (12 lise, 5 anadolu lisesi, 1 fen lisesi, 1 anadolu güzel sanatlar ve spor lisesi, 1 anadolu öğretmen lisesi, 1 özel lise), 22’si meslek ve teknik lise (3 endüstri meslek lise-teknik lise ve anadolu teknik ve meslek lisesi, 4 çok programlı erkek teknik lise, 2 ticaret meslek lisesi, 1 otelcilik ve turizm meslek lisesi, 1 çok programlı ticaret turizm eğitim lisesi, 3 kız meslek ve anadolu kız meslek lisesi, 3 imam hatip ve anadolu imam hatip lisesi, 5 sağlık meslek lisesi) dir. Bu okulların 42’sinde normal, 1’inde ikili eğitim yapılmaktadır.
Yaygın Eğitim kapsamında, İl merkezi ve ilçelerde birer adet olmak üzere toplam (9) Halk Eğitim Merkezi (HEM) ile (1) Mesleki Eğitim Merkezi (MEM) bulunmaktadır. 2008-2009 eğitim öğretim yılında 9 HEM tarafından okuma yazma, mesleki ve teknik, sosyal ve kültürel alanlarda düzenlenen 462 kursa 6.626 kişi katılmıştır. MEM tarafından 317 kişiye çıraklık eğitimi, 137 kişiye kalfalık belgesi ve 99 kişiye ustalık belgesi olmak üzere toplam 553 kişiye mesleki eğitim verilmektedir. Ayrıca il merkezinde (1) Rehberlik Araştırma Merkezi, (1) Bilim Sanat Merkezi, (1) Akşam Sanat Merkezi hizmet vermektedir.
Eğitim Kademelerine Göre Genel Okul Durumu (2009–2010 Eğt. Öğrt. Yılı)
| Okul Türü | Okul Sayısı | Öğrenci Sayısı | Öğretmen Sayısı | Derslik Sayısı |
|---|---|---|---|---|
| Okul Öncesi | 96 | 3.625 | 168 | 34 |
| İlköğretim | 117 | 36.649 | 1.850 | 1.491 |
| Ortaöğretim | 43 | 17.029 | 1.094 | 653 |
| TOPLAM | 256 | 57.303 | 3.122 | 2.178 |
İl genelinde 96 okul öncesi eğitim kurumunun 9’u bağımsız, 87’si ilk ve orta öğretim bünyesinde anasınıfı şeklindedir. Müşterek kullanılan 162 adet şube ilköğretim derslik sayısına dahildir.
İlde bulunan Özel Öğretim Kurumları ise; 1 lise, 3 ilköğretim okulu, 2 ana okulu, 19 dershane, 11 motorlu taşıt sürücü kursu, 8 özel rehabilitasyon merkezi, 1 özel eğitim okulu, 5 muhtelif (bilgisayar, yabancı dil, özel meslek kursları vb.) kurslardır. 50 özel öğretim kurumunda 342 öğretmen ve 337 usta/uzman öğretici tarafından 10.253 öğrenciye eğitim verilmektedir.
Özel Eğitim Okullarından Mevlüt Hiçyılmaz İşitme Engelliler İlköğretim Okulunda 47, Mehmet Işıtan Eğitm Uygulama Okulu ve İş Eğitimi ( Zihinsel Engellliler) Merkezinde 38, ilköğretim okulları bünyesinde özel eğitim sınıflarında ve kaynaştırma eğitimi yapan şubelerde 79 öğrenci bulunmaktadır.
İl dahilinde Merkez, Keskin ve Sulakyurt ilçelerinde toplam 54 oda ve 115 yatak kapasiteli 3 adet Öğretmenevi bulunmaktadır.
İlde ilk, orta ve yüksek öğrenim öğrencilerine yönelik, 10 adet resmi ilk ve orta öğretim pansiyonu 1.551 öğrenci, 12 adet özel orta öğretim yurdu 734 öğrenci, 12 adet özel yüksek öğretim yurdu 1.681 öğrenci olmak üzere toplam 34 yurt 3.966 kapasitelidir.
İlde 130 okulda 177 bilgi teknolojisi sınıfında 4.136 bilgisayar bulunmaktadır. Temel Eğitim Projesi 2. Faz kapsamında ve Avrupa Kalkınma Bankası katkısı ile 56 okula 65 bilgi teknolojisi sınıfı kurulmuştur. 178 okulda sınırsız ADSL, 6 okulda uydu internet erişim bağlantısı mevcuttur. 2009-2010 eğitim öğretim yılı başında 647.707 adet ücretsiz ders kitabı, Kırıkkale SYDV Başkanlığınca 21.000 adet 100 Temel Eser öğrencilere dağıtılmıştır. [11]
Üniversiteler
Şehirde bulunan tek üniversite Kırıkkale Üniversitesi'dir. Üniversite 3 Temmuz 1992 tarihinde kurulmuş olup, kuruluş kanununa göre Fen-Edebiyat, iktisadi ve idari Bilimler, Mühendislik ve Veteriner Fakülteleri; Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitüleri ile Ankara Üniversitesi'nden devralınan ve faal durumdaki tek birim olan Kırıkkale Meslek Yüksekokulu'ndan oluşmuştur. Kırıkkale Üniversitesi, kuruluşunu takip eden 1993-1994 eğitim-öğretim yılına, 3 fakültede 6 bölüm, 1 yüksekokulda 10 program; 2 enstitüde ise 8 anabilim daliyla başlamiştir.
Bugün itibariyle Üniversitede; 10 Fakülte, 1 Yüksekokul, 5 Meslek Yüksekokulu ve 3 Enstitü ile eğitim-öğretim faaliyeti yapılmaktadir.
Kırıkkale, yakınlığı ve ulaşımın kolaylığı açısından Ankara'nın bir tür banliyösü durumundadir. Kırıkkale Üniversitesi de, büyük şehrin sorunlarından uzak, ancak bilimsel, kültürel ve sosyal imkanlarına kolayca ulaşilabilecek bir noktadır. Bu nedenle, büyük bir hızla gelişmektedir. Üniversite, öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısının azlığı bakımından ülkemizdeki tüm üniversiteler arasında ilk sıralarda bulunmaktadır. [12]
Kültür ve Sanat
Müzeler
Kırıkkale şehrinde müze konusunda pek çeşitlilik görülemez. Şehirde yalnızca 1 adet müze bulunmaktadır:
- Kırıkkale Silah Fabrikası Müzesi: Silâh-San bünyesinde kurulmuştur. 1991 yılında gerekli işlemleri yapıldıktan sonra faaliyete geçirilmiştir.
15 ve 20. yüzyıllar arasında Osmanlı ve Avrupa ülkelerine ait silâhlar Tophane'den, Anadolu'nun çeşitli yerlerinden ve askerî fabrikalardan toplanarak teknik ve tarîhi özellikleri tesbit edildikten sonra müze hâline getirilen, Silah Fabrikası'nın büyük salonunda gösterime açılmıştır. [6]
Halk Oyunları ve Giyim
Giyim-Kuşam
Kırıkkale insanının giyim kuşamı, gelenekselliğini yörelere göre kısmen sürdürmektedir.
Kadınlarda: Ayakta papuç, işlemeli, yün örgülü çorap, üç etek çembere, başta yemeni ve üstünde de fes veya başlık dikkati çeker. Bazı yörelerimizde üç eteğin yerini çok renkli şalvar almaktadır.
Kimi yörelerimizde de renkli poşu, oyalı yazma, sırmalı dolamalar, önü altın sırmalı kofiler, çene ve boyun bağları, baştan iki yana sallıntılı kırmızı, yeşil, mavi ziliflik kadın başına güzellik veren süslerdir. Sırtta bürümcük işlik, üstüne şetarı yelek giyilir. Bele ibrişim ya da şal kuşak da süslü giyimi tamamlayan ögelerdir. Varlıklı olanlar bellerine gümüş şavatlı, kabartma tokalı kemer takarlar. Genellikle ipek alaca önlük ya da üç etek giyilir. Ayaklarda tiftikten örülmüş çorap, tongurdaklı kundura ya da altı yumuşak papuçlar vardır.
Erkeklerde: Kinot pantalon, sivri burun ayakkabı, yelek, yakasız işlik (gömlek) ve ceket giyilir.
Ne var ki gerek kadın ve gerek erkeklere özgü ve geleneksel giysiler her geçen gün kaybolmakta ve yerini çağımızın getirdiği çağdaş ve daha basit giysiler almaktadır.
Halk Oyunları
Kırıkkale, halk oyunları yönünden komşu Ankara, Kırşehir, Çorum illeriyle benzerlik gösterir. Halaylar, kaşıklı oyunlar yaygındır. Zeybek bilinmez. Karakeçili ilçesinde halay olarak ; Köprüden Geçti Gelin, Oy Pambığım, Pambığım (Bugün Ayın Işığı), Üç Ayak, Yeldirme, Kaşıklı Oyun olarak da Konyalı, Gel, Gel, Süpürgesi Goruhdan, Ay Doğar Bedir Allap meşhurdur. (ÖZÇELİK 1995; 186-191, yılmaz 1996; 239-240). Ateş etrafında geceleri oynanan Sinsin, bu ilde de yaygındır. Cirit ve Tura oyunları da davul-zurna eşliğinde oynanır.
a- Halay
Kırıkkale yöresinin hakim oyunu halaydır. Halay çekilirken halay türküsü değişik türlerde olabilir. Bir halayın başından sonuna kadar tamamlanması süreye bağlı değildir. Bir saat bile sürdüğü olur. Düğün, şenlik gibi günlerde çekilir. Bu halaylar, kadınlarca da zılgıt ile süslenerek ayrı bir ahenk kazanır.
Halay davul-zurna eşliğinde ağırlama, ikileme, üçleme şeklinde üç aşamada çekilmektedir. Keskin yöresi halayları daha çok ayak ve bel hareketlerine dayanır. Ağır fakat gösterişlidir. Yahşihan, Karakeçili ve Delice halaylarında ise Keskin yöresine göre bazı farklılıklar gözükür. Bu nedenle yörede Keskin halayı daha yaygındır.
b- Sinsin
Sinsin köy meydanlarında yakılan ateş üzerinde atlama oyunudur.
Köy meydanında bir ateş yakılır, ateşin etrafını köy halkı sarar. Delikanlılar kendi aralarında gruplar oluşturur, bu ateşin üzerinden atlarlar. Her defasında ateşin yüksekliği artırılır. Oyuncuların ateşin yüksekliğinden cesaretleri kırılıncaya kadar oyun devam eder.
Gruplardan biri pes edince diğer grup galip ilan edilerek ödüllendirilir.
Sinsin oyunu tehlikeli , tehlikeli olduğu kadar da, cesaret geliştirici bir oyundur.
c- Cirit
Geleneksel bir Türk oyunudur. Bölgemizde bahar, yaz mevsimlerinde ve düğünlerde oynanırdı. Yetiştirilen iyi cins atlar iki gruba ayrılır. Oyuncular ellerine bir metre uzunluğunda onar adet cirit alıp atlara binerler. Gruplar arasındaki mesafe 50 m. kadardır.
Gruplar karşı karşıya gelerek eşleşirler. Oyunculardan herhangi birisi rakibi üzerine at koşturup, uygun bir mesafeden ciritini atar. Rakip oyuncu, kendisine atılan bu ciritten atın sağına veya soluna eğilmek suretiyle sakınır. Cirit rakibe değmiş ise oyuncu oyundan çıkar, eğer değmemiş ise ciriti atıp kaçan oyuncuyu, cirit atılan oyuncu atı ile takip ederek ciritini fırlatır, eğer değerse oyuncu çıkar, eğer değmemiş ise yerlerine geçerler, sıra diğer oyunculara gelir. Böylelikle oyunda tek kişi kalıncaya veya gruplardan birisi tüm oyuncularını kaybedinceye kadar oyun devam eder. Galip gelenler köy halkı tarafından ödüllendirilir.
d- Semah
Semah Hasandede, Haydar Sultan, Koçubaba ve Hamzalı kasabalarında yaygındır. Bağlama ve keman çalgılarıyla nefesler, deyişler, demeler söylenir, semah dönülür. [13]
Sanat
Eski Evler
Yörede Osmanlı Dönemine ait eski evler ve konakların bir kısmı hâlâ korunmaktadır. İlçe, kasaba ve köylerde orjinal yapısı muhafaza edilen evler mevcuttur. Bu evler genelde 2 katlı olup büyük bir salondan odalara geçilmektedir. Taş ve kerpiç yapıların pencere, kapı ve tavanları ağaç işlemedir. Yüklük adı verilen bölümlerde bulunan bölümlerde ağaç işlemeciliğin güzel örneklerini görmek mümkündür. Yontma, oyma, kakma, kaplama, silme, torna, yakma, yaldızlama teknikleri ile yapılmış ve süslenmiş ağaç işlemeciliğinin özellikle Balışeyh-Ballı Camii’nde, Beyobası Pehlivanlı Konağı, Keskin’de Osmanlı dönemi dini ve sivil mimarı da kullanıldığı tespit edilmiştir.
El Sanatları
İlde el sanatları çok yaygın olup özellikle Halk Eğitim Merkezleri’nin yörede yaptığı çalışmalarla yaşatılmaya çalışılmaktadır. Açılan kurs ve sergilerde iğne, mekik, tığ ve filkete gibi aletlerle yapılan el sanatları sergilenerek her tekniğin kendine has güzel örnekleri tanıtılmaktadır. İğne oyalarını ulamalar, hotoz oyaları, taç oyaları, dal oyaları, saksı ve kır çiçekleri gibi bölümlere ayırmak mümkündür. Oyalarda genelde doğal güzellikler kopya edilmekte, geometrik şekillerin yanında doğadaki tüm renkler kullanılmaya özen gösterilmektedir. Boncuk oyalarında ise ip ve renkli boncuklar kullanılmaktadır.
Bu oyalar özellikle bayanların giydiği yemenilerde, bazı folklorik giysi başlıklarında , yatak, masa ve sehpa takımlarında örtü veya evin bir köşesinde aksesuar olarak kullanılmaktadır.
Dokumacılık
İlde eskiden halı ve kilim dokumacılığı çok yaygındı. Ancak günümüzde sosyal ve ekonomik gelişmenin neticesinde bu gelenek unutulmaya yüz tutmuştur. Karakeçili, Keskin, Balışeyh, Sulakyurt ilçelerimizde hâlâ eski dokuma tezgahları olmakla birlikte pek kullanılmamaktadır. Yörede yapılan araştırmalarda eski halı ve kilimlerin döşeme, sedir ve divan gibi yerlere serilerek kullanıldığı tespit edilmiştir. Yöre halı ve kilimlerinde öne çıkan bir renk ve desen yoktur. Genelde 4 ana renk kullanılmış, desenlerle süslenmiştir. Karakeçili halı ve kilimleri tercih edilen dokumalardır. Halı, yastık, heybe, seccade, yolluk halı gibi dokumalar ilgi gören ürünlerdir. [14]
Müzik
Mahalli Sanatçılar
Kırıkkale halk ezgilerinin yaşatılması ve derlemelerinin yapılarak unutulmamasının sağlanması konusunda en çok hizmeti geçenler Keskinli Hacı Taşan, Selman (Salman) Çoker, Ekrem Çelebi ve Kırşehirli Ali Çekiç’tir. Yörenin TRT repertuarına giren ezgilerinin büyük bir bölümü bu kaynak kişilerden derlenmiştir. Derleme yapan, bunları notaya alan kişiler arasında da Muzaffer Sarıözen, Halil Bedi Yönetken, Nida Tüfekçi, Yücel Paşmakçı, Hamdi Özbay’ın adları saygıyla anılmaktadır.
Abdal/aşiret müziğinin Keskinli temsilcileri (TOKEL 1999; 122). Hacı Taşan, Aşır Çevik, Kamil Öge, Seyit Çevik, Seyfettin Taşan, Kudret Taşan, Metin Öge, Hakkı Baran, Haydar Baran, Kaya Keskin, Erol Cöke, Halil Cöke, Haydar Cöke, Muharrem Çevik, Sondur Taşan, Çetin İşten, Abidin Taşan,Nusret Taşan, Suat Taşan, Verdi Taşan’dır.
Ayrıca Aşık Dede Bekar, Nuh Akgün, Nuri Erkaya, Bilal Tombak, Erol Tombak, Vedat Coke, Osman Başbozuk, Mustafa Erkuş, Kamil Abalıoğlu, Ekrem Aydostu, Cevdet Babacan, Fahri Çelebi, Mehmet Zabit, Naki Dinçel, Zeynel Atasoy.
Yine Kırıkkale’de Kültür Müdürlüğü, Musiki Cemiyeti ve Kırıkkale Üniversitesi bünyesindeki halk müziği çalışmalarına ses, saz olarak iştirak etmiş veya halen bu çalışmalarını sürdürenler :
Cemil Akçalı, Adnan Hamit Önal, Mehmet Sandalcı, Ferhat Akbal, Halil Erkal, Nurcan Çelik, Sevinç Berki, Menşure Tokgöz, Hasan Kılıçkaya, Nurettin Kılıçkaya, Fındık Kılıçkaya, Derya Erdek, Metin Erdek, Aylin Demirhan, Binnur Özbek, Halit Aktaş, Özlem Satık, Şerif Kaya, Mülayim Polat, Ömer Polat, Habip Altıntop, Hayati Özlük, Ünal Yıldırım, Seval Aldemir, Hasan Sazak, Arzu Işık, Sevda Nigar, Sevil Nigar, Sinan Altınışık, Bayram Pehlivanlı, Kürşat İlhan, Ali Tahsin Gün, Bülent Güngör, Erkan Asutay, Raif Kayıbal, Demet Us, Emine Kızıltan, Bekir Çil, Sadık Varan, Şerafettin Karakaya, Serhat Torun, Mehmet Kaçar, İsmail Alper Mayda, Cem Önal, Hasan Bolel, Yusuf Bahri Ulutaş, İlker Eroğlu.
Halk Oyunları
Kırıkkale'de çeşitli bölgelerimizin oyunları oynanır. Yerel oyun olarak; Mor Koyun, Menekşe, Hüdayda, Bugün Ayın Işığı, Kerpiç Kerpiç Üstüne ve Ağır Bar oynanır. Her bölgeden gelen topluluğun bölge özelliğine göre oyunları vardır. Yalnız Keskin ve Kırıkkale yöresinde halay kendisine özgüdür.
Halk Müziği
Kırıkkale ve yöresi, müzik türlerinde halk müziğine büyük bir eğilim gösterir. Düğünlerde bile davul zurnanın yanısıra halk müziği söylenmektedir. Her düğüne mutlaka bir saz ekibi getirilir. Yörenin belli başlı çalgıları ise; bağlama türleri, kaval, davul-zurnadır. Yörede en çok uzun hava, bozlak,aşıklama çalınıp söylenir. [15]
Yemek Kültürü
Kırıkkale mutfağı, klasik Orta Anadolu mutfağıdır. Şehre gelenler geldiği yerlerin yemeklerini yaparlar. Buna karşın zamanla yöreye özgü yemekler de meydana gelmiştir.Bölge tarım, sebzecilik ve hayvancılık ile uğraştığı için yemek çeşitleri de bu yönde gelişmiştir.Kırsal kesimin tamamında ekmek olarak "YUFKA" yapılır. Ayrıca, buna bağlı olarak; Bazlama, Gözleme, Alazlama, Kömbe, Katmer gibi türler yaygındır.Yemekler için, sebze yemeklerinin her çeşidine rastlanır. Fasülye, patlıcan, patates, kabak, lahana… gibi sebzelerin kızatma, haşlama, sulu yemeği ve kavurmaları yapılmaktadır.Et her yemeğe katkı olarak kullanıbildiği gibi, kendi başına yemek türleri de oluşturur. Külleme, Haşlama, kızartma, kavurma en yaygınlarıdır.Hayvansal ürünlerden süt ile yoğurt, peynir her türlü yemeğe katkı maddesi olarak kullanılabiliyor. Ayrıca ; çılbır, sütlaç (uyutma)… gibi tatlı ve yemeklerde de kullanılmaktadır. Yöremizin diğer yörelerden ayrı özellik arzeden yemeklerden bazıları da şunlardır.
Arap Aşı, Batallaş, çürütme (çılbır) hamun işinde: su böreği, mantı.
Özellikle bağlardan elde edilen üzümlerden pekmez, çalma, ekşi, ayranlı pekmez, yumurta tatlısı gibi tatlılar yapılmaktadır. Ayrıca ; helva, höşmerim yine tatlı türlerindendir.
Yöreye Özgü Bazı Yemekler
Un Tarhanası: Domates, biber, tuz yoğurt ile birlikte hamur yoğrulur. İki gün mayalanması beklenir. Daha sonra küçük parçalara ayrılarak kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra elle ufalanır ve kalburdan geçilir.
Yoğurtlu Tarhana: Yarma kaynatılıp, soğuduktan sonra, yoğurt ilave edilir. Küçük parçalara ayrılarak serilir ve kurutulur. Pişirmeden önce su içine bırakılarak ıslanıp yumuşaması sağlanır. Ezilerek tencereye konur, su ilave edilir. Pişinceye kadar karıştırılır. Piştikten sonra yağda kızartılmış nane ilave edilir.
Bulama (Katma Aşı): Ayran içine konan yarma kaynayana kadar karıştırılarak hazırlanır.
Yarma: Sohu taşında dövülerek kabuğu çıkartılmış buğdaydır.
Etli – Mercimekli Bulgur Pilavı: Et ve pilav ayrı pişirilir. Kuyruk yağı eritip içine önceden terbiye edilen etleri bir tencereye konur ve ocağa oturtulur. Suyu çekince ve yağı kalana kadar kavrulur ve sonra kavrulan etin üstü kapatılır. Mercimeği (haşlanmış) suyla 4-5 defa yıkadıktan sonra su dolu bir tencereye koyarak avuç arasında iyece bastırıp ovuşturarak yüzeyde beliren kabukları atılır. Pilavı pişirilecek tencereye tereyağı konularak pembeleşinceye kadar eritilir. Daha önce yıkamış olduğumuz bulgur tencereye konur. Tuzunu ve soğanı ilave ettikten sonra bulgur tane tane oluncaya kadar kavrulur. Daha sonra haşlanmış mercimeği ekleyip bir miktar daha kavurarak sıcak suyunu ilave edip kırmızı biberini ekleyerek pişirmeye bırakılır. Pişen pilav dinlendirilir ve üzerine nane atarak karıştırılır. Sonra geniş bir tabağa pişen pilav dökülür ve yaygın hale getirilir. Kavurma yöntemiyle pişirilmiş olan kuşbaşı et pilavın üzerine yayılır. Soğan, maydanoz, sumak karışımı olan söğüşü kenarlarına dizilir. Biber turşusu ve salatalık turşusu etlerin üzerine serpiştirilir. Sıcak olarak servis yapılır.
Yeşil Mercimek Çorbası: Mercimekle yarma karıştırılarak suda kaynatılır, üzerine yağda kavrulmuş un ilave edilir.
Sızgıt: Kesilmiş et küçük parçalara bölünerek etin yağı ile kavrulur ve kurutulur.
Ekmek Aşı (Guymak): Yufka ekmeği ufalanarak yağda kavrulur. İçine su ile birlikte salça, sızgıt ve biber ilave edilerek hazırlanır.
Madımak: Toplanan madımaklar bulgur, salça ve etle birlikte pişirilir. Üzerine tereyağı eritilerek, sarımsaklı yoğurt ile birlikte dökülerek hazırlanır.
Pelte: İçine pekmez katılmış una su ilave edilerek pişirilir.
Su Böreği: Unun içine yumurta kırılır, su ile yoğrularak yufka şeklinde açılır. Açılan yufkalar su içinde haşlanır. Haşlanmış yufkalar tepsiye dizilerek üzerine taze yağ dökülür. Peynirle maydanoz karışımı serpilerek pişmeye bırakılır.
Mantı: Yufka halinde açılan hamun küçük kareler halinde kesilir. Bu kareler içine biber, soğan, kıyma, maydanoz karışım konulmak suretiyle suda pişirilir.
Sarığı Burma: Un yağda kavrulur, hazırlanmış yufkalar üzerine serpilir. Yufkalar üzerine serpilir. Yufkalar rulo şeklinde dürülür ve tepsiye dizilir. İki saç arasında kızartılır. Küçük parçalar halinde kesilip, üzerine kaynatılmış şerbet ilave edilerek hazır hale getirilir.
Sütlü: Sütün içine pirinç ve şeker katılarak kaynatılır.
Şıralar
Pekmez: Üzümler bağbozumu denilen zamanda toplanır. Şırahane adlı odanın içinde bir üzümlağ olur. Toplanan üzümler bunun içine dökülür. Üzümlağ betondan yapılmış havuzdur. Üzümler ayakla çiğnenerek şıra haline getirilir. Bu şıra havuzun altındaki bir delikten "bolum" denilen başka bir havuza akıtılır. Buradan alınan şıra da kazanlar izinde ocaklara konulur.
Üzüm çiğnenirken içine beyaz toprak konulur. Bu şırayı kestirmek içindir. Ayrıca şıra kestirildikten sonra tekrar kaynatmak için ocaklara konan şıra içerisine yoğurt da ilave edilir. Kıvama gelene kadar karıştırılarak pişirilir.
Ekşi: Hazırlanan pekmezin toprak konulmadan yapılmış halidir.
Çalma: Çöğen denilen bitkinin kökü kaynatılarak çıkarılır.Bu su, hazırlanmış pekmeze ilave edilir. Karıştırılarak katılaşması beklenir. Çalma'nın siyahı ve beyazı vardır.
Kaynak:
Kırıkkale Vâliliği
Kırıkkale Belediyesi












